7 Aralık 2009 Pazartesi

Deneme2

Kişinin eğitim durumu ne olursa olsun hangi alt kültürden gelirse gelsin mutlaka kendini geliştirmesi mümkün.. Bu gelişimin aslında ucu bucağı da yok.. Ne kadar isterse, nereye kadar isterse o kadar ve oraya kadar devam eder gibi geliyor.. Ama bir kültüre, bir gruba, bir sınıfa aidiyet duygusu ve bunun avantaj&dezavantajları anlatmakla bitecek gibi değildir.. Bunlardan birine sahip birisi sanki hayata 1-0 önde başlıyor sanırım.. En azından etrafımdaki örnekler hep öyleydi.. Ya bir ''isim&marka'' okul mezunu olunması, ya abisinin, babasının, kocasının, ailesinin ''bir yerin sahibi, kurucusu'' olması, ya soyunun bir yerlere dayanıyor olması, bir tarikat mensubu olunması, kişilere hayatın iltimas göstermesini gerektiriyor sanki.. Masonlar, Robert Kolej mezunları, Fettuhlahçılar, G.S. Liseliler, Ailesi Osmanlı'ya dayananlar, Koç&Sabancı ailesinden gelenler ya da O Ailelerle bir bağlantısı olanlar, Yahudiler, vs.. Bunlardan bazıları, kişinin dünyaya güzel ya da çirkin gelmesi, ya da zengi veya fakir bir aileye mensup olunması gibi aslında doğuştan ve kendisinin hiçbir katkısının olmadığı imtiyazlar.. Elbette marka bir okuldan mezun olmak, iş hayatında bir yerlere gelebilmek çok önemli ama buralarda da bazı ayrıcalıkların ve avantajların bir takım ayrıcalıklar doğurduğunu iddia etmek çok yanlış olmayacaktır..
Bir de zaman zaman özellikle gazetelerin İ.K. eklerinde rastladığımız tuhaf başarı öyküleri vardır.. Bu hikayelerin ana temasını hiçbir gruba, sınıfa ait olmayan kişilerin yokluktan gelip önlenemeyen başarıları oluşturur.. Ama dikkatli gözler bu başarı öykülerinde hep bazı detayların es geçildiğini fark eder.. Ben zaman içinde bu başarı öykülerini belirli bir zümrenin -detaylarını yukarda verdiğim kişiler- özellikle ''pompaladığını'' düşünmeye başladım.. Yani sanki biraz çalışan herkesin ilerde çok başarılı, zengin olması çok doğalmış gibi bir hava yaratılmaya çalışılıyor..
Bu yazıyı okuyanlar komplo teorisi kurduğumu düşünebilir. Ancak gerçek o kadar açık ki.. Hiçbir halta yaramayan insanların hala yerlerini koruması hatta daha da ilerlemesi -hem kariyer, hem gelir anlamında- bana bunların hiç te komplo teorisi olmadığını düşündürtüyor. Durum o kadar net ki, bir yerlere gelebilmek için mutlaka ve mutlaka bir yerlere ait olmak ya da o yerlere ait insanlara ''ait'' olmak gerekiyor bence..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder